14 Temmuz 2009

Blog yazarlarının bir yazı yazmak için ne kadar süre araştırma yaptığını hiç düşündünüz mü? Peki bu araştırmaları sonucunda elde ettikleri bilgilerini sizinle paylaşmak için, yazıya dökmek için harcadıkları süreyi hiç düşündünüz mü?

Tüm blog yazarları kendince belli konularda bilgi birikimlerini, deneyimlerini sizlerle paylaşmak için belli bir süre gönüllü mesai yapıyorlar. Peki bu mesainin karşılığını nasıl alabiliyorlar? Bazı yazarlar para kazanma yollarına da başvurarak bunun karşılığını alabilirken, bazıları bir çok yolu denemesine karşın para kazanabilmiş değil. Ve hatta para kazanmak için hiç bir girişim dahi bulunmayan yazarlar da mevcut.

İşte bu yazarların en büyük destekçisi sizsiniz! Sizler sahnede oyuncuları izleyen birer izleyicisiniz! Sahnedeki insan nasıl şovunu bitirdiğinde alkış bekliyorsa, çoğu yazarda yazısı bittiğinde sizlerden bir tepki bekliyor. Nasıl ki şovunu bitiren oyuncu kötü performans sergilediğinde az alkışlanacağını ve hatta performansının eleştirileceğini biliyor ve buna rağmen sahneye çıkıyorsa, tüm blog yazarları da buna benzer bir cesareti gösteriyorlar. Bu açıdan bakıldığında tüm yazarlar birer alkışı hak ediyor.

Herkes mükemmel yazılar mı yazıyor? Tabi ki bunun cevabı evet olamaz. Ancak şuan için mükemmel bir yazı yazamayan bir yazarın ömrü boyuncada iyi bir yazı yazamayacağı anlamına da gelmemeli. Elbet kişisel gelişimini tamaladığında ve bazı konularda uzmanlaştığında yazacağı yazılar şimdikinden kat ve kat iyi olacaktır. Bu süreçe sizler de vereceğiniz tepkiler ile yazarın gelişimine katkıda bulunabilirsiniz. Bunu iki yolu var; yazarın yazılarında sizlerin o yazıyı beğendiğinizi gösterebilmeniz için varsa sosyal ağ tuşlarını kullanın ya da yorumlar kısmına objektif ve samimi olarak yorum yazın.

Daha önce de "Yorumun Önemi" anlatmaya çalışmıştım. Hem size hem de yazara faydası olabilecek bu eylemi uygulamaktan kaçınmayın. 3 - 5 dakikanızı ayırıp bir kişiye yazabileceğiniz bir yorum ile ne kaybedebilirsiniz ki? Yorum yazmaktan çekinmeyin, yorum yazmayanların çeşitli sebepleri olabilir bunları 10 madde ile irdelemeye çalışmıştım. Merak edenler, yorumlarda kıskançlığıda eklemem gerektiğini belirtilen 10 nedeni okuyabilirler.

Bu konu da yazara düşen görevlerde var pek tabi; Öncelikle eleştiriye açık olmak. Objektif olarak kendisine yapılan eleştirileri değerlendirebilmesi gerekir. Kendisine verilen tavsiyeleri analiz ederek değerlendirebilmelidir. Yazılan yorumların dozu ne olursa olsun alınmadan kırılmadan ya da çok havaya girmeden yazılarına belli bir çizgiden kendini geliştirmenin yollarını arayarak devam etmeli.

Okuyuculara yorumlarda görüş belirtecek fırsat vermek! Buda çok önemli bir nokta öyle bir yazı yazarsınız ki okuyucu yazınız hakkında yazılacak bir çift söz bir araya getiremeyebilir. Çünkü zaten siz her şeyi kelimelere dökmüşsünüzdür. Okuyucuya Yorum yazma fırsatlarını vermeye çalışın. Soru sorun, tartışılabilecek bir konuda görüşlerinizi belirtin,

Kendini tekrardan sakınmalı. At gözlüğü ile yazılarını yazmamalı. Yanlış bilgilendirmelerinde boşuna inatlaşmamalı gibi bir çok maddeyi iyi yazar profili için ekleyebiliriz.

Sizlerinde bu konu hakkındaki görüşlerinizi merak ediyorum. Yorum yazmaktan hoşlanmayanlar için yazının sonundaki anketi hazırladım görüşlerinizi bekliyorum.

* Yazılara yorum yazılmalı?
* Yazıya yorum yazmanızdaki amaç nedir? Yazıda ne gibi kriterlere önem veriyorsunuz?
* Neden Yorum yazmıyorsunuz?
* Yorum yazmayanlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce sebepleri neler?
* ... gibi.


Yorum
cilekperisi dedi ki...
ben yorum yazmanın önemli olduğunu, yazısını okuduğum kişiye duyduğum saygının bir parçası olduğunu düşünüyorum. bloguma yorum yazılması çok umrumda değil ama ben yorum yazılabilecek konulara yorum yapmadan geçmiyorum.
cilekperisi dedi ki...
ben yorum yazmanın gerekli olduğunu düşünüyorum. yazısını okuduğum kişiye duyduğum saygının bir parçası olduğuna inanıyorum yorumun... yorum yazılabilecek kayıtları yorumsuz bırakmamaya çalışıyorum bu sebeple..
Sade dedi ki...
Çilekperisi: Yazara saygı üstünde durulması gereken bir konu esasında. Konuyu biraz derinleştirmek için şunları sormak isterim;

* Neden yazara saygı duyarız?
* Sizin için yorum yazılabilecek yazıların özellikleri nedir?

Değerli yorumunuz için çok teşekürler!
Murat PINAR dedi ki...
Şimdi, bu blog hakkında konuşursak; paylaştığın yazılara, konusu itibariyle verilebilecek cevaplar ortalama olarak belli.. Ya'teşekkürler', ya 'sağol', ya da 'bir sorunum var bakar mısın'...
Senin güzel anlatımın sayesinde 3.şıkla nadiren karşılaşılınca ve teşekkür mesajlarının da bir-iki kişi tarafından yapılması, kullanıcılar tarafından yeterli görülünce(çok uçuk olacak ama; bunu farz olan cenaze namazının küçük bir cemaat tarafından kılınmasına, böylelikle her müslümanın bu borçtan kurtulmasına benzetebiliriz. :) ) ortaya dolu dolu ama yorum olarak fakir denilebilecek bir blog çıkıyor...

Bu yorumuda Zeynel kardeşimin içtenliğini, samimiyetini bildiğim için yazdım..

Dipnot: Bakınız; ankete katılım ve yapılan yorum oranlarına...
cilekperisi dedi ki...
yazara saygı duyarım çünkü zamanından bir parça paylaşmıştır okuyucusuyla. düşsel, düşünsel bir paylaşım.. kendince önemli olan, değerli olan, insani olan ya da hiçbir değeri olmayan fakat söylerse rahatlayacağı şeyleri paylaşmıştır. bilgi ve sevgi paylaşmak meziyettir ve saygı duyulmayı hakedecek bir eylemdir paylaşmak.
benim için yorum yazılabilecek konular çok sığ olmayan, sıkıcı bir dille yazılmamış olan, içten-doğal ama yine de beni etkileyecek derecede entelektüel bir kalemden çıkmış olan yazılardır. bi de blog yazarı karekterinden bi şeyler koyar bloguna. hani bi insanla bikaç zaman bi arada kalırsın ve karar verirsin ya hani o insanın hangi kefede olacağına.. blogda da aynı şey geçerli. bakıyorum bikaç özenti genç insan ordan burdan özenip donatmışlar sayfalarını. bi de bi iki şunu sevmiyorum, hayatım bu kadar kötü, şu kadar farklıyım ben vs vs.. "hepiniz mi manyaksınız? niye normal olduğunuzu kabul etmiyorsunuz? herkes farklı olduğunu düşünürken aynı oluyor" demek geliyor içimden. ama sessiz kalıp yorum yapmıyorum. sadece okuyup niye bunlar bu halde acaba diye düşünüyorum. bi de sizin blogunuz gibi bi şeyler öğrendiğim bloglar var. örneğin dün sayenizde writer kullanmayı öğrendim. kendi blogumda yorum yazan arkadaşlardan pek çok şey öğrendim...
sanırım uzun bi yorum oldu. umarım anlatabilmişimdir meramımı..
Sade dedi ki...
@Murat: Çok süper bir benzetme olmuş! Madem benim blogu baz aldın. Bende oradan devam edeyim. İçerik olarak senin de dediğin gibi iyi, kötü, teşekkürler, saol, gibi tepkiler verilmesi ve hatta çoğu buna bile gereke duymaya bilir buda çok normal! Zira konularım belli, sorun yaşanmadıktan, ekstra bir şeye ihtiyaç olmadan da genelde yorum gelmiyor. Sen ve birkaç düzenli okuyucum ve yorumcu arkadaşım var ve sizler elinizden geldiğince katılımcı olmaya ve destek olmaya çalışıyorsunuz! Bunun için sana ve diğer arkadaşlarıma minnettarım.

Kendi blogum için; Benim esas garibime giden nokta yazının başlığına iliştirdiğim Tweetmeme, Digg, Delicious, ve yazı altında ki Buzz, Stumple gibi tuşları kimsenin kullanmıyor olması. Bazen beğenilmediği için mi yoksa tembellikten mi soruları arasında kalıyorum!

Diğer bloglar için yorumsuzluğu düşünürsek esas sorunu onlar yaşıyor!? Mesela spor, günlük, sinema... yazılarının bulunduğu blogun nadiren yorum alması? Esas sorun bu! Biraz yazarın kendini sorgulaması, birazda okuyucunun görevini yapması gerekiyor!
Sade dedi ki...
@Çilekperisi: Çok güzel açıklamışsın! Paylaşmanın ne kadar eşsiz bir eylem olduğunu konusunda da sana kesinlikle yazıda da belirmeye çalıştığım gibi %100 katılıyorum.

Yorum yazılabilecek konular konusunda da üstüne eklenebilecek pek birşey bırakmamışsın, sadece bize hep şu gazeteler, televizyonlar vb. ile şu anlatıldı hep "köpek adamı ısırırsa haber değildir, ancak adam köpeği ısırırsa haber olur" işte bundan hareketle bazı bloglarda konularını buna uydurmaya çalışıyor. Sanırım kendileri gibi yazdıklarında normal insan sınıfına gireceklerinden ve popüler olmayacaklarından endişe ediyorlar. Ya da belkide gerçekten normal değiller:D

Writer'ı kullnamana çok sevindim. Umarım memnunsundur. Onun hakkında da bir yazı yazmayı istiyordum esasında ilk tavsiye ettiğim kişi de sensin görüşlerin önemli benim için.
cilekperisi dedi ki...
:) writer çok güzel bence. hem kullanımı çok kolay. hem de çok kolay kurdum. bilgisayarla çok içli dışlı bir insan değilim ama hemen kurup kullanabildim rahatça.
Tweetmeme, Digg, Delicious, ve yazı altında ki Buzz, Stumple gibi tuşların ne şe yaradıklarından bihaber olduğum için kullanmıyorum. belki birçok insan da benim gibi bilmedikleri için kullanmıyordur o tuşları.
ben sizin blogunuzdan pek çok öğreneceğime inanıyorum ve paylaşımlar için tekrar teşekkür ediyorum.
Sade dedi ki...
Writer hakkındaki görüşlerinin olumlu olmasına sevindim. Senin bu yorumlarından sonra, Onunla alakalı tanıtıcı bir yazı yazmak artık bir görev:D

Sosyal ağ tuşlarını kısaca şöyle açıklamak isterim; Üye olunan herhangi bir sosyal ağ tuşuna tıklanıldığında, o yazı o ağa üye olan kullanıcılarla paylaşılır. Böylece yazı farklı kişilerce de okunabilir.

Ayrıca örneğin Twitter kullanıcı olarak çok iyi yazıları öneriyorsanız (ve tabiki yazıyorsanız), sizi takip edenlerin sayısı her geçen gün artar. Bu sizin blogunuza da yansıyacaktır.

bu gibi yararları vardır. Özetle; Blog internet aleminde bir noktamız ise bu noktamızı sosyal ağ tuşları ile genişletebiliriz.

Blogum için söyledikleriniz içinde çok teşekkürler. Umarım sizi hayal kırıklığına uğratmadan her zaman önemli ve yararlı bilgiler paylaşabilirim. Yazılarım içn tavsiyeleriniz olursa, önerileriniz değerlendireceğimden emin olun.