27 Mart 2009

İçimde koskoca bir gökyüzü paramparça
Ufalanıyor, tozları gözlerimden yaşlarla süzülürken.
Adı konulmayan duygulara veda ediyorum,
Eski dosta, acıya, istemeden sarılıyorum...
"Hoşgeldin."


Pek yeni bir blog esasında, daha "23 Aralık 2008 Salı" tarihli ilk yazısının mürekkebi kurumadı. "Sanki, sen 10 senelik blogsun" diyecek biri bir gün, bende kalakalacağım (pause) ya neyse.

Blog olayının ilk popülerlik evrelerinde, tazecik blogcular kopyala yapıştır modasından dolayı bir türlü istenen performans alınamıyorlardı ve bir de bundan dert yanıyorlardı. "Şimdi öyle mi efendim". Ta ki, "elini taşın altına koyanlar" devreye girene kadar bu dert sürdü ve hala azalarak sürüyor. En azından azimli okuyucular için bu dert biraz olsun giderilmiş gibi. Oysa ki, bu çok basit internet döngüsünde kendine yer açabilmek biraz yetenek ve biraz da zeka işi. "İstenilen nedir?" bunu tespit etmek ve bu isteneni sunabilmek ayrıca "isteyen - istenileni veren" döngüsüne sıkışmayarak, durağanlıktan uzak durmak gerekiyor. Ama Türkiye insanı pek düşünmez, sadece icra eder, gitsin. Düşüneni zaten çok makbuldur.

"Euphoria of the Soul" ruhunu ve kendini yer yer bir boşluk hissine haptırmakla beraber an olur kendini aşırı derecede mutlu ve/veya coşkulu da hissedebilmektedir. İnsanoğlu işte, aynı sen aynı ben gibi. Artık hangi anına denk gelirsiniz bilemem! Mod tuşları var; Mod Euphoria, Mod Feanor gibi. ON/OFF

Ziyadesiyle takdir ettiğim konu, bogunda kullanmakta olduğu çoğu fotoğrafı kendisi çekmiş. Amatör bir fotoğrafçı olarakta gayet başarılı işler çıkarmış doğrusu. Sanırım bu aralar fotoğraf çekme işini biraz geri plana atmak zorunda kalmış, "Uzun süredir fotoğraf çekmiyorum, belki, yakında, yeniden..." notunu bırakmış bloguna. ve diğer bir takdir edilecek konuda yorum yapanı, yanlız bırakmamış. Neredeyse tüm okuduğum yazılarında yorum vardı ve asla cevapsız kalmamışlardı. Bunu ancak blogunu seven bir blogger yapabilir.

Deep Sound gibi O'da yer yer etiket kullanmamış, elbette kişisel bir tercihdir ancak bence hem okuyucunun blogda daha uzun süre kalması için hemde yada istediği konularla alakalı daha fazla yazıya ulaşabilmesi için hemde Technorati.com , Blogcatalog.com gibi sitelerin etiketlere verdiği önem düşünülürse yardımcı olmaktan, gerekliliğe gider. Keyifler yerinde olsun, gerisi yalan!

Sade bir blogger teması kullanıyor. Şuan için, 72 İzleyicisi var ki bence 23 Aralık 2008 tarihinde faaliyete geçmiş bir blog için gayet başarılı bir sayı. Arkadaşlık ruhu adına şu yazısını okumanızı tavsiye ederim. Bloxoo'da yer alan blog tanıtım sayfası da burada.

orjinali: burada


Kırmızı bir güvercinlerden falan bahsettiğini görebilirsiniz, şaşırmayın! Farklı bir moda geçmiş olabilir. Kozasının içinden seslenen Feanor'u ve blogunu ziyaret edin, misafirperverdir.


Yorum
feanor dedi ki...
bak şu an sabaha karşı 05.28 saat :) ve ben hoplak zıplak bir şekilde sana yorum yapıyorum, kafam da hafiften iyi :)

teşekkür ederim bu tanıtım için, içten cümlelerin için, gidip taaaa ilk koyduğum yazıyı bile okuduğun için :)

sağol, gerçekten çok sağol! :)
NoSTATIC dedi ki...
bi'tanedir,candır..feanor :)
Sade dedi ki...
@Feanor: "İçki nedir bilmezdim şimdi bir ayyaş oldum" içki ortamlarının geyik şarkısıdır o geldi aklıma şimdi. Aynı saatte aynı durum süpriz oldu şimdi.
Sadece ilk yazı mı? tüm yazılarını okudum dersem abartmış olmam sanırım. Blog sahibinin yorumu çok önemli benim için, teşekkürler.

@NoSTATIC: ne kadar can, o kadar canan!.)
beenmaya dedi ki...
severiz kendisini hem de pek çok :)))
Sade dedi ki...
pek çok severiz, hem bir ana hem bir baba... :) diye devam eder.